29 Ekim 2015 Perşembe

ARAÇLARIN KIŞLIK BAKIMLARI 

merhaba arkadaşlar:)

soğuk kış günlerine girmiş bulunmaktayız. Bol yağmurlu karlı soğuk günler bizi bekliyor . Tüm önlemlerimizi almışızdır eminim ama ben yinede arabasını kış mevsimine hazırlayanlar için biraz yardımcı olmaya çalışayım dedim

Kış mevsiminde yaşam koşulları mevsim özelliğinden dolayı oldukça zorlaşıyor. Kış mevsiminde trafik akışında tehlike riskinin daha çok olduğu bilinen bir gerçektir. Bu riski sürücü arkadaşlar alacağı önlemlerle minumuma düşürebilirler 
nasıl mı ? 
araçlarını kışa hazırlayarak kışlık bakımlarını yaparak tabiki ...

nedir kışlık bakım? neler yapılmalıdır? araç kışa nasıl hazırlanır? şimdi bu sorulara cevap bulacağız

1) kışın soğuktan dolayı motor soğutma suyu donarak silindir bloğunun çatlamasına ve çeşitli arızaların doğmasına neden olmaktadır. Bu nedenden dolayı motor soğutma suyuna antifiriz konulmalıdır.

2) Bujiler kontrol edilmeli gerek görüldüğü halde değiştirilmelidir

3) Hava filtresi kışlık konuma alınmalı böylelikle motorun daha verimli çalışmasını sağlanmış olmalıdır

4) Dışarıdaki havanın ısısından dolayı lastik hava basınçları etkileneceğinden lastiklerin hava basınçları ayarlanmalı, diş derinlikleri kontrol edilmeli ve kesinlikle  lastiklerin güvenli olduğundan emin olunmalıdır

5) Fren sistemleri kontrol ettirilmeli gerek görüldüğü halde derhal değiştirilmelidir.

6) Karbüratör kontrollerini yaptırın ve temiz yakıt kullanmaya özen gösterin

7) Kalorifer tesisatını gözden geçirin

8) Aracın kaporta ve alt sac aksamlarını paslanmaya karşı ziftlemeyi unutmayın

9) Far ışıklarını kontrol edip şiddeti ve ayarlarını yaptırın

10) Yaz aylarında gerilen v kayışı özelliğini yitirir. Gevşek kayış şarjı etkiler vantilatörün devir daimini yavaşlatır bu sorunu sebebiyet  vermemek için v kayışını kontrol etitirin.

11) Camı temizlemeye yarayan fiskiyeler sudaki kireç nedeni ile  zamanla  tıkanabilir, fıskiye uçlarını bir iğne yardımı ile açabilirsiniz

12) Sıcak havalarda aşınması muhtemel silecekler kışın yağmurlu havalarda işlevini yerine getiremez  ve görüş konforunuzu olumsuz etkiler sileceklerinizi kontrol ettirip gerekli görüldüğü halde yenisi ile değiştirin


13) Alkol içermeyen cam silecek suyu cam yıkama sistemini sıfır dereceye kadar donmaktan korur bu nedenle silecek suyunu sık sık kontrol edin eksilmesi halinde tamamlayın 

14) Motorun yağını ve filtresini katologda belirtilen sürede değiştirin

eveett arkadaşlar tüm bunları yaptıysanız artık aracınız kışa hazır demektir. gönül rahatlığı ile aracınızın keyfini sürebilirsiniz 

Tüm bu önlemler sizi sevdiklerinizden ayırmamak için olduğunu unutmayın ve güvenli sürüş keyfinize önem verin. Sevdiklerinizle mutlu kalın....

27 Haziran 2015 Cumartesi

YEDEK PARÇA ALIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ.

Otomobilinizin kilometresi artıp garanti süresi bitince, periyodik bakımları yetkili servislerde yaptırmak yerine özel servisleri daha ekonomik bulduğu için tercih eden büyük bir çoğunluğa seslenmek istiyorum bugün. Yetkili servisleri tercih edenlerin okumasına gerek yok :)

Şimdi yetkili servis sevenler hiç bana kızmasın ama şöyle de bir gerçek var. Özel servisleri sevmeyen bu çok yetkili servisler sürekli sizi korkuturlar. Dışarıdan parça aldığınızda aracınızın performansının düşeceğini allah muhafaza başınıza neler neler gelebileceği yolunda atıp tutarlar. İşin özü bu değildir arkadaşlar....

Eğer işinde başarılı bir ustayla çalışır ve aracınız için uygun parçaları deneyimli bir firmadan alırsanız herhangi bir sorunla karşılaşmazsınız. Üstelik yetkili servisin önünüze koyduğu kabarık faturanın neredeyse yarı bedelini ödeyip sürücü koltuğunuzda gerim gerim gerinerek keyifle aracınızı kullanabilirsiniz. 

Bu yazıdan benim özel servisleri methettiğim anlaşılmasın. Sonuçta iş sizde bitiyor çok dikkatli olmalısınız işinin ehli insanları bulmalısınız bu da artık sizin gayretinize kalmış birşey

Özel servislerde de işinden bihaberdar, haspel kader bu sektörün içine düşmüş kendini usta sanan onlarca insan var tabiki. Ama siz o insanlardan kilometrelerce uzak duracaksınız.

Öncelikle size tavsiyem sürücü değil şoför olun. Kullandığınız aracı tanıyın. İnternet diye bi lütuf var elinizin altında bu nimetten sonuna kadar faydalanın bilmediklerinizi google amcaya sorun size söylesin. 

Aracınız için üretici firma nerede hangi parçaları kullanmış bunlara ne şekilde garanti vermiş öğrenin. Eğer bu detayları bilirseniz kimsenin sizi kandırma gibi bir seçeneği olamaz. Gidersiniz işinde uzman ciddi bir yedek parça satıcısına geçersiniz karşısına babalar gibi sayarsınız aracınız için uygun parçaları.


 Yedek parça alacağınız yeri öncelikle araştırın. Firma hakkında olumlu olumsuz tüm yorumlara ulaşmaya çalışın . Referanslarına dikkat edin. Sattığı ürünün üretici firmasını, nereden temin edildiğini öğrenin. Hatta yapabiliyorsanız o marka parça kullanıcılarının yorumlarına ulaşmaya çalışın. Çünkü herhangi bir kar amacı gütmeden alınan ürünler hakkında yapılan yorumlar son derece önemli ve yönlendirici olurlar. Merdiven altında üretilen kalitesiz dayanıksız ürünleri satan firmalardan uzak durun. Merdiven altı kalitesiz üretilen bu ürünler montajda da sıkıntı yaratabilir. 

Eğer japon&kore marka aracınız varsa http://www.otomobilyedekparcalari.com/ kaliteli ürünleri uygun fiyata alabileceğiniz bu siteyi incelemenizi öneririm.

Sevdiklerinizle mutlu kalın....





16 Mayıs 2015 Cumartesi

Fren Sistemi- Balata


Merhaba arkadaşlar,

Hayatımızı kolaylaştıran arabalarımızı ne kadar tanıyoruz?
 Arabamızın hangi parçası ne işe yarıyor?
Çalışma prensibi nedir? 
Parçaların bakımları nasıl olmalıdır?

 öyle sadece araba kullanmakla olmaz bu işler :) 

Arabamızı ne kadar iyi tanır ve çalışma prensiplerini ne kadar iyi bilirsek hem araçtan beklediğimiz performansı alabilir hem de aracımızın ömrünü uzatırız. 

Bu önemli parçalardan bir tanesi de fren balatalarıdır.  Hatta şöyle diyebilirim ki bir araç için hiç şüphesiz hayati önem taşıyan sistem, fren sistemidir. Bir arabada fren sistemi ne kadar güçlü ve etkiliyse aracınız da o kadar güvenlidir.

Fren Balatası Nedir?

Sıcak ve soğukta yüksek sürtünme kapasitesine sahip balatalar yavaş aşınan, suya ve yağa dayanıklı malzemeler olup; içeriği amyant, reçine gibi sürtünmeye dayanıklı maddeler içermektedir.

Fren  Balatası Ne İşe Yarar?

Durdurulması gereken her mekanizmada kullanılır. Bu araç olabildiği gibi makine de olabilir. Ancak bizim konumuz araçlarda kullanılan frenlerdir. Motorlu araçlarda frenleme sistemi balata üzerine kurulmuştur. Tekerlek üzerine yerleştirilen yarım ay şeklindeki balata her araçta farklı şekillerde olabilir.  Günümüzde bütün modern araçlarda disk frenler kullanılır.

Disk Fren Nedir?

Resimde de görüldüğü gibi disk frenler; kaliper, piston, balata, disk ve bağlantı noktalarından oluşur.


Fren  Sistemi Nasıl Çalışır?

Fren fedalına bastığımızda hidrolik sıvı boruya iletilir. Sıvının sıkıştırılamaz oluşu ve bulundukları kabın her noktasında aynı basıncı uygulamaları prensibinden yararlanılarak boru içerisindeki sıvı ince bir geçitten geçerek kaliperin arasındaki balata pistonuna iletilir. Ayak ile pedala uygulanan 2 kg.'lık kuvvet, sıvının pistona genişleyerek iletilmesini sağlar ve bunun sonucunda 2 ton basınç oluşturulabilir. Sıvılar üzerinde uygulanan basınç her noktaya eşit iletildiğinden uygulanan kuvvet ile piston yer değiştirmeye zorlanır. Pistonun ucunda ve diskin arka tarafında bulunan balatalar ile disk mengene ile sıkıştırılıyormuş gibi basınca maruz kalır.

Fren Çeşitleri Nelerdir?

Sert ve yumuşak  olmak üzere iki çeşit balata vardır. Bu özellikler araç sürücüsü tarafından tercih edilebilir . Bazı sürücüler araç kullanırken frenleme mekanizmasına çok sık başvururlar. Araç sürekli balata yardımı ile durduğundan balatalar aşınmadan yıpranır . Yumuşak özellikli balatalarda bu aşınma süresi daha kısadır. Yumuşak balatalar daha iyi frenleme yapar ancak çabuk biter. Sert balatalarda yıpranma süresi uzun olsa da frenlemede yeterli randımanı göstermez. Hayat kurtarıcı olarak yumuşak balatalar tercih edilir ancak uzun sürede aşınması nedeniyle daha az maliyetli olan sert balatalarda tercih edilmektedir. Nacizane tavsiyem yumuşak balata kullanmanızdır. Balata araca takıldığında alışma dönemi birkaç gün sürecektir. Bu süreçte ani fren yapmamaya dikkat edin


Balataları Uzun Süre Kullanmak İçin Ne Yapmalısınız?

Aracınızı istihab haddinden fazla yüke maruz bırakmayın,

Minumum frene basacak şekilde aracınızı kullanın,

Frenlerin periyodik bakımlarını ihmal etmeyin,

Ani ve sert fren yapmaktan mümkün mertebe sakının.

Dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli konu da araç kullanırken ayağınızı sürekli fren ve debriyaj üzerinde tutmamanızdır. Bu işlem balataların tek taraflı aşınmasına sebep olacağından ihtiyaç halinde sağlıklı frenleme yapılamayacaktır.

Tüm bu önlemler sizi sevdiklerinizden ayırmamak için olduğunu unutmayın ve güvenli sürüş keyfinize önem verin.

Sevdiklerinizle mutlu kalın....



22 Nisan 2015 Çarşamba

Bu hafta "güvenlik sistemleri" başlığımızın son konusu olan ASR ve TCS den bahsedeceğim.

 ASR ve TCS Nedir?

 ASR; Anti  Schlupf Regelung, TCS ise Traction Control System kısaltmasıdır. 


ASR ve TCS'nin Görevi Nedir?


 

Otomotiv sektöründe farklılık gösterse de görevleri aynı olan ASR ve TCS'nin amacı aracınızın patinaj yapmasını önlemektir.

Hızlı bir şekilde hareket etmeniz gerektiğinde panikle gaz pedalına fazla yüklenirsiniz. Bu esnada araç patinaj yapmaya başlar ve lastikler olduğu yerde bir süre döner.

ASR ve TCS Nasıl çalışır?

Araç patinaj yapmaya başladığında ASR hız algılayıcılar sayesinde patinaj algılar ve ABS hidroliğini devreye sokar.  ABS sistemi hız yapan tekerleğe fren uygulamaya başlar. Yakıt enjektörüne veya ateşleme sistemine müdahale ederek motor gücünü düşürür. Patinaj kesilene kadar bu işlemi yapmaya devam eder.  

Buradan da anlaşıldığı üzere ABS ve ASR koordineli bir şekilde çalışmaktadır. İstenildiği takdirde devreden çıkarılabilir.

ASR; ABS fren sistemine ve enjektör sistemine sahip her araçta uygulanabilir.


ASR nin faydaları
  • aracın patinaj yapmasını engeller,
  • sürüş güvenliğini arttırır,
  • Virajlarda aracın savrulmasını engeller,
  • Her tür yol şartlarında aracın kalkışını kolaylaştırır.
  • Lastiklerin ömrünü uzatır.
  • Aks, debriyaj balatası ve şanzıman gibi aktarma elemanlarının ömrünü uzatır.

Görevlerini düşününce neredeyse ABS kadar gerekli bir sistem olduğunu anlamışsınızdır sanırım.



Tüm bu önlemler sizi sevdiklerinizden ayırmamak için olduğunu unutmayın ve güvenli sürüş keyfinize önem verin.
Sevdiklerinizle mutlu kalın....




27 Şubat 2015 Cuma

GÜVENLİK SİSTEMLERİ-2-

Geçenlerde birincisini yayınladığım güvenlik sistemlerinin bu hafta devamını yazıyorum. Arabamızda öncelikli olması gereken güvenlik sistemleri ihmale gelecek bir konu değil arkadaşlar. O yüzden araç satın alırken çok dikkat etmeniz gereken bir konu . 

Sürücüyü kontrol altına alamayan üreticiler çareyi otomobilleri kontrol altına almakta  buldu ve otomobillerin hareket alanlarını sınırlandırmaya başladı.

 Ve ilk olarak ABS sistemini geliştirdi. Geliştirdiği  ABS sistemi ile büyük başarı yakalayan  Bosch Otomotiv, ardından güvenlik önlemini bir adım daha ileri taşıyarak ESP sistemini geliştirdi.














ESP Nedir?

Son yıllarda en çok duyduğumuz otomobil terimlerinden biri olan ESP, bugün 10 yaşında... 

ESP; Electronic Stability Program.

Türkçesi elektronik stabilite program demektir. Türkçesi çok açıklayıcı olmadığı için biraz açıklamayı deneyelim o zaman:)

Bu her dediğimizi yapan inatçı bebeklerimiz olan arabalar bazen sözümüzü dinlemezler.

 Hele kar yağdıysa ya da virajlı bir yola süratle girdiysek yahut  ani fren yapmamız gereken durumlarda, allahh allahhh!!!  ne desek bizi dinlemez. 

Kendi kafasına göre bir şeyler yapar sonrası malum tehlikeli kazalar ,ölümcül sonuçlar .... :(( 

Böyle sonuçlara sebep olmamak için  şansınız yaver gitmeli yahut  oldukça profosyonel bir sürücü olmalısınız. 


Diyelim ki işler rast gitmedi. olamaz mı ? 
olabilir...

 işte bu durumlar söz konusu olduğunda aracınızın daha itaatkar bir prenses olması ve işi şansa, yahut ustalığa bırakmamak için üretici firmalar ESP diye bir sistem geliştirdiler.  


ESP'nin  Tarihçesi

İlk Olarak 1997 yılında Mercedes CL serisi ile üretime geçen ESP zamanla yerini ESP Plus 'a bırakmıştır ve günümüzde bir çok araçta standart olarak kullanılmaktadır.

ESP ile çalışan sistemler nelerdir?

Brake Assist Reducer (BAS): Araca uygulanan fren kuvvetinin şiddetin, arttırıp ABS 'Nin çalışması için gereken fren basıncına ulaşmasını sağlar.

Traction Control System (TCS): Tekerleğin boşa dönmesini, patinaj yapmasını engelleyen sistemdir.

Anti-lock Brake System (ABS): Ani fren sırasında tekerleğin kitlenmesini engelleyen ve sürücüye direksiyon hakimiyeti sağlayan sistemdir.

ESP'Nin Sistemi  Nedir?


1- ESP- hidrolik ünitesi ile ECU arasındaki bağlantı

2- Tekerlek devir sensörleri

3-Direksiyon açı sensörü

4- Devir ve ivlenme dengeleyici sensör

5-ESP sistemini yöneten ECU



ESP'Nin görevi Nedir?

Hareket halindeki otomobilin kaymaması  ve savrulmaması için sensörler yardımıyla dört tekerleğin dönüşünü sürekli kontrol eder. 

Tekerleklerden birinin devrinin artması durumunda devreye girer ve o tekerleği frenleyip yavaşlatır. 

Direksiyonun hareketini ve gaz pedalının konumunu inceleyen sensörlerle çalışan bu sistem, onlardan aldığı bilgileri değerlendirip hareketlerini ona göre ayarlar. 

Bu ayarlama sayesinde aracın yukarıda bahsettiğim istenmeyen durumlara devreye girer ve sizi tehlikeli durumlardan korur. 

Bir nevi iyilik meleğidir kendileri...

Yüksek hızla girilen virajda, karlı yollarda, ani frenlerde aracın kontrolden çıkıp kaymasına engel olmak birinci vazifesir ESP'nin


Misal, süratli giderken önünüze bir tavşan çıktı ve siz sevimli tavşanımızın yaşam hakkına saygı duyarak ani bir hareketle direksiyonu çevirdiniz. 

Tabi bizim nazlı bebek bir anda şaşırdı "ne yapıyor bu yahuu"  dedi ve kontrolünü kaybetmek üzere ... 

işte ESP bu noktada devreye giriyor ve "ben burdayım, korkma!!" diyerek tekerleklere ayrı güçler verilmesini sağlıyor. 

Fren sistemine hükmederek her tekerleğe ayrı basınç göndererek ayrı şiddetlerde fren yapılmasını sağlıyor. 

Böylece araç savrulmuyor ani engelden kaçma hareketinde yine kolayca çizgisine dönüyor.

Görevini düşününce neredeyse ABS kadar gerekli bir sistem olduğunu anlamışsınızdır sanırım.


Tüm bu önlemler sizi sevdiklerinizden ayırmamak için olduğunu unutmayın ve güvenli sürüş keyfinize önem verin.
Sevdiklerinizle mutlu kalın....


7 Şubat 2015 Cumartesi

Güvenlik Sistemleri -1- 


Bu hafta sizlere güvenlik sistemlerinden bahsedeceğim.

Neden? diye sorarsanız eğer, 

gördüm ki; insanlar araç tercih ederken güvenlik kriterleri en son sırada yer alıyor. 

Öyle şey olur mu arkadaş??

  "siz nasıl böyle önemli bir konuyu tercih sıralamasında sona atarsınız" diye sorduğumda

insanlar, güvenlik sisteminin ne olduğunu bilmediklerini söylüyorlar.

eyvah eyvah...dedim kendi kendime 

ve Ali ustanız olarak hemen olaya el attım

Öncelikle sorarım size arkadaşlar; Araçta güvenliği ne sağlar ?
cevap gayet net!!  tabi ki, fren sistemi sağlar.

O zaman ilk önce araçlarda bulunan fren sistemlerinden biraz bahsedeyim.

Frenler belli bir süratle giderken arabanızı durdurmaya yarar. iki tip fren vardır.

Bunlar diskli frenler ve kampanalı frenlerdir.

Arabanın icadından bu yana her araçta bulunurlar. Kullanılan malzeme ve sistemler değişse de ana prensip aynıdır; aracın kontrollü duruşunu sağlamak.

Otomobil tüketicilerinden çok üreticilerin hassasiyet gösterdiği bu fren sistemi her geçen gün değişen teknolojilerle geliştirilmiştir.

 hee!!! bu yeni teknolojilerle desteklenen güvenlik sistemleri siz aracınızı agresif kullanın diye değil daha güvenli yolculuk yapasınız  ve olası bir kaza anında daha az darbe alasınız diye geliştirilmiştir. 

Amaç sizin hayatta kalma şansınızı arttırmaktır. Gecesini gündüzüne katıp çalışan bu adamlara hakkını verin içinize kaçan trafik canavarını yok edin.

Arabanızın hakimiyetini kaybetmemeniz için uzmanların geliştirdiği fren sistemleri vardır. Bunlardan en önemlisi ABS sistemidir. 

Abs fren sisteminin mazisi 1920'li yıllara kadar gider. İlk olarak Almanlar frenlemenin tekerlekleri kilitlemesini önleyen donanım tanımıyla hidrolik sistemle  çalışan ilk örneğini yapmışlardır. 

Bu sistem ilk önce savunma  ve uçak sanayinde kullanılmış ancak 1967 yılında İngiliz üretici bir firma tarafından otomobillerde kullanılmaya başlanmıştır.

1978 yılından sonra ise Mercedes S serisinde, BMW ise  7 serisinde ABS sistemini kullanmaya başlamıştır. 

Günümüz teknolojisinde tüm araçlar ABS'li olarak üretilmektedir.


Peki nedir bu ABS?

ABS otomobillerin her tür yük durumunda, her tür yol koşulunda çeşitli süratlerdeki zorunlu durumlarda yapılacak ani frende  tekerleklerin kilitlenmesini önleyen ve direksiyon hakimiyetini kaybetmemenizi sağlayan  fren sistemidir

ABS: Anti-lock Braking System ifadesinin baş harfleri ile oluşturulan kısa yazım biçimidir. Özetle kilitlenmeyen fren sistemi anlamına gelir.

ABS sistemi üç parçadan oluşur. Bunlar teker hız algılayıcılar, ABS hidroliği  ve elektronik kontrol ünitesidir.

Hız algılayıcıları tekerinde üzerinde bulunan ve tekerleğin dönüş hızını hesaplayan parçalardır. 

ABS hidroliği fren pedalına sürücünün ne kadar kuvvetle bastığını ölçer ve tekerleklere giden basınç miktarlarını kontrol eder.

 Elektronik kontrol ünitesi ise ABS sisteminin devreye sokan ya da devreden çıkaran parçadır.




ABS Sistemi Nasıl Çalışır?

Araç tekerleklerinin her hangi birinde durma eğilimi ve kitlenme durumunda devreye girer. 

Örneğin ani bir fren yaptınız. Aracınızın sağ ön tekeri buzlu yada ıslak bir kısma denk geldi. Böyle  bir durumda sağ teker diğerlerine göre daha çabuk kilitlenecek ve kaymaya başlayacaktır. Sağ tekerde bulunan hız algılayıcı bunu hemen fark edecek ve elektronik kontrol ünitesine bildirecek. Kontrol ünitesi  fren basıncını teker üzerinde azaltmak için ABS hidroliğini devreye sokup  çıkaracak. Bunu saniyede yaklaşık 16 kere tekrarlayacaktır. 

Frenleri pompalayarak tekerleklerin kilitlenmesini önleyecek ve aracının sürücü kontrolünden çıkmasını engelleyecektir. Bu da size aracınızı belirli bir ölçüde yönlendirme yeteneği kazandıracaktır.

neymiş efenim, ABS diyip geçilmiyecekmiş, hayatımız büyük ölçüde ona bağlıymış

ABS'nin çalıştığını nasıl anlarsınız ?

ABS sistemi devreye girdiğinde mekanik bir ses duyacak ve fren pedalının sertliğinin arttığını hissedeceksiniz. 

hee bak sakın bu durumda ayağınızı fren pedalından çekmeyin aynı şekilde basınç uygulamaya devam edin.

Çünkü ayağınızı çekerseniz ABS yi ayırmış olursunuz ve görevini yerine getiremez hale gelir.

 ABS devredeyken frene pompalama da yapmayın zira eski şoförler buna alışkın oldukları için çok yaparlar ama buna gerek yoktur. Zaten ABS bunu sizin yerinize ve sizden çok daha hızlı bir şekilde yapmaktadır.

Freni pompalamak ABS'siz araçlar için geçerli bir uygulamadır.

ABS sistemi devreye girdiğinde mekanik gürültüler ve pedalda küçük titreşimler olacaktır. Bu koşullar normaldir ve sizin ABS sisteminin devreye girdiğini anlamanızı sağlar.

bir diğer güvenlik sistemi ESP ... ama devamı haftaya....:) 

Tüm bu önlemler sizi sevdiklerinizden ayırmamak için olduğunu unutmayın ve güvenli sürüş keyfinize önem verin.
Sevdiklerinizle mutlu kalın....




31 Ocak 2015 Cumartesi

Bugün sizlere  kauçuk motor parçası olan trigerden  bahsedeceğim. 


Yalıtım ürünlerinde güçlendirici olarak kullanılan ve çok ince cam telciklerinden üretilen bir madde olan cam elyafı (fiberglas) ile sağlamlaştırılan triger motor içinde krank mili üzerine yerleştirilmiştir.

Triger, volon dişlilerini, egzoz ve emme subaplarını hareket ettirmek için tasarlanmış krank mili ile bağlama ve hareketi iletme  görevi üstlenir. Motorda silindir kapağında bulunan egzantrikler ile motor bloğunun en alt kısmında yer alan krank mili çıktısı arasında çalışan, kasnaklar ve rulmanlar yardımı ile boylamasına yerleştirilen kayışlar, motor tiplerine göre enlemesine de yerleştirilebilir. İlk hareketini marş motorundan alan krank mili, motoru çalıştırmak için triger kayışı vasıtası ile kayışı döndürmek isteyecek böylece motorun çalışmasını sağlayacaktır.



Triger Nedir?

Motorun çalışması için emme ve egzoz subaplarının belirli zamanlarda açılıp kapanmasını sağlayan   eksantrik miline dönme kabiliyeti sağlayan   triger kayışı ya da zinciridir. Bu nedenle pek çok araç sahibi önem vermese de bu kayış ya da zincir hayati önem taşımaktadır.  Firmalar motor aksamında triger seti olarak kauçuk kökenli kayış sistemini kullanmakla beraber  bazı firmalar  daha uzun ömürlü ve bakım istemeyen zincir sistemini kullanmaktadır.



Nasıl Çalışır ?


 Geçmiş yıllarda otomobil üreticileri krank mili ile egzantrik mili arasındaki bağlantıyı zincirle sağlıyorlardı. Zincirin belirli dönemlerde gerginliğinin ayarlanma gereksinimi ve sesli çalışması üreticileri kayışa yöneltmiştir. Zincire göre  daha ekonomik ve sessiz olan, yaklaşık 1,5 ton yük taşıma kapasitesine sahip olan triger kayışının tek handikapı ise , sürekli dönme hareketi ile dişlilere yüksek basınçla sürtündüğünden zamanla eriyerek aşınması ve  hiç bir ön belirti vermeden ansızın kopabilmesidir. 

Alman otomobil araştırma şirketi FEV Motorentechnik GmbH, triger kayış tahriklerinin alt sürtünme kayıplarını ölçmek üzere bir çalışma başlatmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda 1,61 bar oranında sürtünme kaybı oluşan benzinli motora yönelik zincir tahrikine kıyasla dişli bir kayış kullanımının sürtünme kaybını önemli miktarda azaltarak 0,04 bar oranına getirdiği tespit edilmiştir.Elde edilen yakıt tüketim azalımı CO2 tasarruf potansiyelini araç kütlesine bağlı olarak 1,29 g/km'den 1,45 g/km'ye yükseltmiştir. Bunun yanı sıra motorun akustik davranışında iyileşme ispatlanmıştır. GM'nin eski baş mühendisi Prof.Dr.Fritz Indra, kayış tahrik sisteminin zincire oranla üç ilave avantajı olduğunu belirtmiştir: Zincirle kam açısında 7 dereceye kadar değişikliğe karşı neredeyse hiç bir kayış gerimi yoktur, bu sayede kayış tahrikleriyle birlikte tasarlandığında araç ömrüyle alakalı emisyon sorunlarını ortadan kaldırır; kayış tahrikiyle ağırlık azalımı görülür ve maliyetleri azaltır.



Triger kayışı kopması hem sizi hem aracınızı üzecek bir durumdur. Kayış kopup işlevini yitirdiği an dan itibaren motor sesinde değişim olacak ve egzos borusundan siyah duman çıkmaya başlayacaktır. Böyle bir durumla karşılaştığınızda hemen motoru durdurup servis çağırmanızı tavsiye ederim. Kayış kopmasına rağmen aracı kullanmakta diretirseniz  subaplar pistonlar tarafından zedelenecek yada kırılacaktır. Bu da aracınızda çok yüklü bir masrafa neden olacaktır.

 Teknolojide büyük gelişmeler ve ilerlemeler olmasına karşın hala triger kayışının gerginliği ve aşınma durumunu gösterecek bir uyarı sistemi bulunmamaktadır.Her araçta triger kayışı yada zincirinin dayanıklılık süresi farklıdır.  Bu nedenle  belirli aralıklarla aracınızı kontrol ettirmelisiniz.  Bu süreyi yetkili servisinizden öğrenmekle  birlikte tavsiye edeceğim süre 40.000 ile 60.000 km arasında kayışınızı değiştirmektir.


 Tüm bu önlemlere rağmen size bir diğer önemli tavsiyem ise kayış yada zincirinizdeki hasarı gözle tespit etme yolunu tercih etmenizdir.   
Triger kayışı üretici firmanın belirlediği ölçüde gergin olmalı ve kayışın aşınmamış olmasına dikkat edilmeli . 
Kayışı kontrol etmek için ilk önce motoru iki kez çalıştırıp stop edin. 
Kapağı çıkarın ancak eksantrik miline kesinlikle dokunmayın. 
Kontrol ederken dikkat etmeniz gereken husus kayışın yanlarında ve sırtında yırtık olup olmadığı , dişlerde eksilme ve kayış üstünde yağ var mı? 
Eğer saydığım sorunlardan herhangi biriyle karşılaşırsanız en kısa zamanda aracınızı uzmanına götürün.  

 Ortalama 1-4 saat içerisinde  yapılan kayış değiştirme  işlemini ihmal ederseniz çok daha  yüklü masraflara sebep verirsiniz. 

aracınıza uygun   TRİGER SET için siteyi bi inceleyiniz


Güvenli sürüş keyfinize önem verin sevdiklerinizle mutlu kalın efenim...